Doruksat Uyduforum width=  

Geri Git   Doruksat Uyduforum >
--=GÜNLÜK HAYAT & KÜLTÜR - EDEBİYAT - SİNEMA - TARİH=--
> Kültür-Edebiyat > Şiir
Albümler Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

PROGRAM ARŞİVİ BÖLÜMÜMÜZDE YAYINLANAN PROGRAMLARIN TÜMÜ TANITIM AMAÇLI OLUP FREEWARE YADA PROGRAM SAHİPLERİNİN İNTERNET ÜZERİNDEN YAYINLADIĞI DEMOLARIDIR. BU NEDENLE FORUMUMUZDA SERİAL CRACK VS YASAKTIR. FULL KULLANMAK İSTİYORSANIZ LÜTFEN SATIN ALINIZ !!!

ÖNEMLİ = TÜRKİYE DE BULUNAN ŞİFRELİ DİGİTAL YAYINLARIN İLLEGAL İZLENMESİNE YÖNELİK MESAJ YAZMAK DOSYA YAYINLAMAK VEYA ŞİFRE VERMEK YASAKTIR. AKSİNİ YAPAN ÜYELERİMİZ UYARILACAK VE MESAJI SİLİNECEKTİR !!!



Yanıtla
LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Okunmamış 14-11-2018, 20:02   #1 (permalink)
Vip Members
 
WanDamme kullanıcısının avatarı
Giriş: 12 Apr 2014
Konum: İstanbul
Yaş: 42
Mesaj: 68
Varsayılan Goethe'nin Hz.Muhammed Şiiri

GOETHE'NİN HZ.MUHAMMED ŞİİRİ

Müslüman olup olmadığı hakkında çeşitli spekülasyonlar bulunan Goethe'den Hz.Muhammed'e şiir..

Batı dünyasının gelmiş geçmiş en büyük edibi olarak kabul edilen ve Müslüman olup olmadığı hakkında çeşitli spekülasyonlar bulunan Alman şair ve yazar Wolfgang von Goethe , ömrünün son yıllarında Doğu medeniyetini ve İslam'ı tanımak amacıyla çeşitli çalışmalar yapmıştı.

Hz. MUHAMMED'E YOĞUN BİR SEMPATİ BESLEMİŞTİ
Goethe, öncelikle devrinde yazılmış olan Doğu seyahatnameleri vasıtasıyla bu dünyayla ilişki kurmaya çalışmış, ardından da Doğulu şairlerin şiirlerini, Kur'ân'ı ve Hz. Peygamber'in hayatını anlatan eserleri okumuştu. Ayrıca Hz. Peygamber hakkında da derin incelemeler yapmış ve bunun neticesinde Hz. Peygamber'e yoğun bir sempati beslemişti. Bu sempati, Goethe'nin İslam'ı kabul edip etmediği tartışmalarını da beraberinde getirmişti.

Hz. MUHAMMED'E YAZI VE ŞİİR
Kriter Dergisi'nde yer alan bir yazı, Goethe'nin Hz. Muhammed hakkında yazdığı yazıyı ve şiiri yeniden gündeme getirdi.

İşte Almanca çevirisi Ercan Arslaner tarafından yapılan, Geothe'nin Hz. Muhammed'e yazdığı o yazı ve şiir..

"Hz. Muhammed

Hareket noktamız şiirden çıkarak tekrar ona gelmek olduğu için, her şeyden önce yukarıda adını zikrettiğimiz mümtaz şahıstan bahsetmek amacımıza uygun düşer. O, bir şair değil peygamber olarak görevlendirildiğini, hatta ona gelen ilahi kitap Kur'an'ın okuma veya eğlence kitabi telakki edilmediğini ısrarla vurgulamıştır.

Şair ve peygamber farkını şöyle açıklayabiliriz:

Her ikisi de Allah'ın iradesiyle belirir. Şair kendisine verilen yeteneği dünyacı zevk, şöhret ve her şeyden önce konforlu bir hayat uğruna tüketir. O, çok yönlülüğü bulmak, düşünce yahut tasvirlerinde sınırsızlığa ulaşmak için bütün diğer amaçlarını terk eder. Peygamberin ise bir amacı vardır: O'na hizmette en sade araçlardan yararlanır. O herhangi bir sistemi bildirmek, belli ölçü etrafında yaratılmışları toplamak ister. O bunu dünyaya yaymakla görevlidir; bunun içinde sade olmaya mecburdur. Buna ters düşen çok yönlülük inanmaya değil, anlamaya yöneliktir.

KUR'AN'IN BÜTÜN MUHTEVASI
Az sözle çok anlamı ortaya koymak için Kur'an'ın bütün muhtevası Bakara suresinin başlangıcında şu ayetlerde belirtilir: ( Burada Bakara'nın ilk yedi ayeti veriliyor )

Kur'an surelerden meydana gelmiştir. İman ve küfür, izzet ve zillet gibi birbirinin karşıtıdır. Cennet müminlerin, Cehennem inanmışların yeridir. Bizi bazen korkutan, bazen müjdeleyen, hayrete düşüren, neticede ibadete çağıran bu fevkalade kitabın ana hatlarını, emir ve nehiyler, Yahudi ve Hıristiyanlarda da bulunan meşhur kıssalar, Allah'ı yüceltmenin her çeşidir, sık sık görülen sıfat ve zarf yinelemeleri teşkil eder.

Bu kitabın her tarihçiye neden büyük bir araştırma görevi yüklediğini bir önemli şahsın ağzından dinleyelim:

KUR'AN'IN BÜYÜK GERÇEĞİ ÜZERİNE KİMSE HAYRET EDEMEZ
Hz. Muhammed öncesi zaman cahiliye çağı adlandırılırsa ve hikmete dayalı Aydınlık Çağı'nın İslam'la başladığı kabul edilirse Müslümanlara gücenilemez. Kur'an'ın üslubu onun muhteva ve amacına uygun olarak sert, azametli, korku verici, yer yer çok yücedir. Ayetlerdeki anlamlar birbirlerini açıklar. Kur'an'ın büyük gerçeği üzerine kimse hayret edemez. Neden bu kitap gerçek müminlerce yaratılmamış ve Allah gibi sonsuz kabul ediliyordu? Buna rağmen önceki zamanların daha iyi edebiyat ve yazı türünü tanıyan bazı işlek kafalar şu iddiada hemfikirdiler: Eğer Allah'ın Hz. Muhammed yoluyla irade ve kanunlarını vahyetmesi O'na hoş gelmeseydi, Araplar tedricen kendiliklerinden bu aşamaya, hatta daha yükseğine çıkarlar ve bir arı dilde saf kavramlar geliştirirlerdi.

Diğer aşırılar Hz. Muhammed'in dil ve edebiyatı telafi edilmez şekilde bozduğunu öne sürüyorlardı. Bir diğer şair ise Hz. Muhammed'in söylediklerinden daha iyisini söyleyeceğini iddia etti. O bazı insanları kendisine inandırdı. Peygamberliğe oynayan bu adama lakabı verilmiştir.

Kur'an'da daha önce yazılmış olan yerlerin şimdi mevcut olmadığını ileri süren bazı İslamımsı kritikler görülmüştür. Diğer bazı yerler birbiriyle ters düşer gibi görünür yine aynı iddiaya göre. Bundan başka bu bakış sahipleri yazılı nakillerde de kaçınılmayan noksanlar olduğunu ileri sürerler. Kur'an ününü eski nakillere, tanınmış soylara dayandıran bir milletin ihtiyaçlarına uygun ve tamamıyla pratik tedvin ediliş sebebiyle ebediyen en yüksek etkiye sahip kalacaktır.

Hz. Muhammed masalları bile yasaklamak suretiyle şiire karşı bir eğilimdedir. Olağanla olağanüstü arasında gidip gelen ve gerçeği ihtimallere yer vermez biçimde öne süren bir romantik zeminde sallanan bu saray, sanki bir ipliğe dizilmiş örneklercesine görülen ndakilerin benzerleri olarak Sasaniler vaktinde olabildiğinde çoğalmıştır. Onun karakter özelliği geleneklere bağlılık ve bundan dolayı insanı tekrar içine kapatmak değil, aksine kendi dışına, şartsız bağımsızlığa yöneltmektir. Buna göre Muhammed kendisine engel olanları etkilemek istiyordu. O, Tevrat'ın nakillerini ve Allah'a mutlak imana, değişmez itaate ve keza İslam'a dayanan pederşahi ailelerin önemli hayat hikayelerini menkıbelere çevirmeyi bilir. Bu menkıbeler ustaca detaylarla güven, itaat ve imanı içerir. Nuh, İbrahim, Yusuf kıssaları bu anlamda düşünülür ve değerlendirilirse onun mucizelere değer verdiği anlaşılır.

GOETHE'NİN HZ. MUHAMMED'E YAZDIĞI ŞİİR

Sevinç sevinç berrak
Ve yıldız yıldız parlak
Bir dağ pınarı
Üstünde beyaz bulutların
Ve kuytusunda bir yeşil yamacın
Aziz ruhlar sallamış beşiğini
Veda edip çocuk tazeliğiyle bulutlara
Raks eder gibi iner mermer kayalara
Haykırır sevincini semalara
Dağ geçitlerinde
Önüne katar renk renk çakılları
Ve bağrına basar kardeş pınarları
Çiçeklenir ayak bastığı yerler
Ve nefesiyle yeşerir çimenler
Yoldaşı olur şimdi ırmaklar
Ovaları doldurur gümüş ışıklar
Bir ses yükselir pınarlardan

"Kardeş ayırma bizi koynundan,
Bekliyor Yaratan.
Yoksa bizi çölün kumları yutacak
Güneş kanımızı kurutacak
Kardeş,
Dağın ırmaklarını, ovanın ırmaklarını
Hepimizi alıp koynuna
Eriştir bizi yüce Rabbına
Ezelî Deryâ'nın yanına."
Peki, der, dağ pınarı
Kendinde toplar bütün pınarları
Ve haşmetle kabarır göğsü, kolları
Ülkeler açılır uğradığı yerlerde
Yeni şehirler doğar ayaklarının altında...
Kulelerin alev zirvelerini
Ve haşmetli mermer saraylarını
Bırakıp arkasında
Yürür mukadder yolunda
Dalgalanır başının üstünde binlerce bayrak
İhtişamının şahitleri
Evlâtlarını Rabbine ulaştırarak
Karışır İlâhî ummana coşarak!


__________________
Wan Damme
WanDamme Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
 

Okunmamış 14-11-2018, 20:55   #2 (permalink)
Administrator
 
Kalender39 kullanıcısının avatarı
Giriş: 06 May 2009
Yaş: 48
Mesaj: 21,892
Varsayılan

Heyy gidi heyy elin cavuru bile anlamış zamanında RESULULLAHın efendimizin büyüklüğünü... Aslında bu yazı günümüzde kendini hacı-hoca-şeyh-mürşid hatta (Hâşa) Mesih ilan eden soysuzlara kapak olsun artık...


__________________



Nur üstüne NUR... Olurmu diye şaşırmayın sakın..ALLAH isteyince ve islam için çalışıp fedâkarlık yapınca oluyormuş demekKİ...

Mühüm olan mevzuu rütbeler ve payeler değil dostluk köprüsünü yıkmadan toplumdaki İnsanlara bir şeyler verebilmektir, verici olunuz, sömürücü değil...


[Üyelik girişi yapmadan linki görüntülüyemezsiniz.Üye iseniz giriş yapınız. ]

Kalender39 Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2 Şuan Saat 10:40.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 PL2
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339