Doruksat Uyduforum width=  

Geri Git   Doruksat Uyduforum >
--=DİNİ VE SOSYAL HAYAT - MUHABBET - İŞ HAYATI=--
> Dinî ve Sosyal Hayat /Muhabbet /Genel > Doyasıya Muhabbet
Albümler Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

PROGRAM ARŞİVİ BÖLÜMÜMÜZDE YAYINLANAN PROGRAMLARIN TÜMÜ TANITIM AMAÇLI OLUP FREEWARE YADA PROGRAM SAHİPLERİNİN İNTERNET ÜZERİNDEN YAYINLADIĞI DEMOLARIDIR. BU NEDENLE FORUMUMUZDA SERİAL CRACK VS YASAKTIR. FULL KULLANMAK İSTİYORSANIZ LÜTFEN SATIN ALINIZ !!!

ÖNEMLİ = TÜRKİYE DE BULUNAN ŞİFRELİ DİGİTAL YAYINLARIN İLLEGAL İZLENMESİNE YÖNELİK MESAJ YAZMAK DOSYA YAYINLAMAK VEYA ŞİFRE VERMEK YASAKTIR. AKSİNİ YAPAN ÜYELERİMİZ UYARILACAK VE MESAJI SİLİNECEKTİR !!!



Yanıtla
LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Okunmamış 17-10-2005, 23:01   #1 (permalink)
Üye
 
SoorE kullanıcısının avatarı
Giriş: 19 Aug 2005
Mesaj: 73
Varsayılan Ramazan ve Yağmur....Deniz Feneri.....

Tatlı bir serinlik bedenimden içime kadar sarmıştı her yerimi. İpil ipil yağmur yağıyordu. Benim en sevdiğim anlardan biriydi. Yağmurun böyle habersizce gelip beni sessiz sedasız kuşatmasına bayılıyordum. İlk düşen damlalardan sonra topraktan tüten kokuya ise doyamıyordum. Hele bir de güneşle birlikte gökkuşağı gökyüzünü renklendirmişse.

Benim için harikulade sayılan bu durumu onun anlaması mümkün değildi elbette. Yağmur onun karabasanıydı. Her çeşidinden nefret ediyordu. Böyle sinsice yağıp iliklerie kadar ıslatanından da. Kendine göre haklıydı şüphesiz. Yağmur hep kötü olaylarla gelmişti ona. Sanki yağan yağmur değil de felaketler yığınıydı.

İlk kötü anısı geldi aklına. İkinci çocuğu Ayşe henüz altı aylıktı. Eşi eve alkollü gelmişti. Hiçbir sebep yokken kavga çıkarmıştı ve döverek onu dışarı atmıştı. Üç yaşındaki oğlu Hasan uyuyordu. Mecburen Ayşe'yi yanına almıştı. Çocuk küçük olduğu için anne sütüyle besleniyordu. Bu ilk defa başına gelen bir olay değildi,hatta alışmıştı bile.

Önce komuşu Hatice ablaya gideyim dedi ama vazgeçti. Her seferinde onlarıda rahatsız edip duruyordu. Çocuğuna sımsıkı sarıldı ve çöktü duvar dibine. Yağmur yağıyordu o gece de. Bu günkü gibi. Hafif bir yağmur diye aldırmamıştı ama ilerleyen saatlerde günün yorgunluğuna zayıf bedeni dayanamamış ve uyuya kalmıştı.

Sabaha kadar derin bir uyku uyumuşlardı. Ayşe'nin ağlamasıyla uyandı. Gece yağmurla birlikte çıkan rüzgar vucudunu buz kesmişti. İliklerine kadar ıslandığını hissetti. Ayşe'ye baktı hemen. O ıslanmasın diye iyice sarmış ve vucudunu ona siper etmişti ama uyku halinde bunu devam ettiremediğini görmüştü. Telaşla fırladı yerinden,kapıyı yumruklamaya başladı. Kocası olacak adam daha kendine gelmemişti. Hasan'a sesini duyurabildi nihayet ve içeriye girdi. Hemen bebeğinin üzerini değiştirdi. Çocuk soğuktan morarmaya başlamıştı.

Evi ısıtmak için sobayı yakmak istedi. Fakat birkaç parça kartondan başka bir şey bulamamıştı. Komşuya koştu hemen. Hatice Hanım kömürlüğün kapısını açtı ve ne kadar istersen al dedi. Ah bu Hatice Abla. Ah bu komşuluk. Bir an komşularım olmasaydı ne yapardım ben diye düşündü. Öyle zor zamanlarda kapılarını,kucaklarını,sofralarını açmışlardı ki. Allah hepsinden razı olsan, duası döküldü dudaklarından. Bir kucak dolusu odunla koştı yeniden eve.

Bu arada kendini unutmu ıslak elbiseleri üzerinde kalmıştı. Zarar yok dedi. Zaten kurumaya başlamışlardı. Sobanın hararetiyle oda iyice ısınmıştı. Yavrusunu yokladı,sıcacık uyuyordu. Derin bir nefes aldı. İnşaallah hasta olmazdı.

Duası kabul oldu bu cefakar ve fedakar annenin. Ayşe'ye bir şey olmadı ama iki gün sonra yüksek ateş ve öksürük onu yatağa düşürdü. Günlerce komşuları gelip baktılar ona ve çocuklarına. Ama bir tülü iyileşemiyordu. Nihayet Hatice Hanımın ısrarıyla sağlık ocağına gittiler. Zatürre teşhisi kondu ve ilaç yazıldı.Reçeteyi alan kadın boynunu büktü,çaresiz bir bakış fırlattı doktorun yüzüne. Bu bakış diyordu ki,tamam sen muayene yaptın teşhisi koydun ama ben bu ilaçları alamam ki. Evdeki çocuğuma süt alamıyorum,çoğu geceler aç yatıyorum,sobamı yakacak odun bulamıyorum. Doktor okumuş adamdı,okudu kadının bakışlarını ve sağlık ocağındaki numune ilaçlardan hazırlayıp tutuşturdu eline. Allah razı olsun dedi kadın sağlık ocağından çıkarken.

İlaçlar etkisini gösterdi ama iyileşmesi uzun sürdü. Hastalık ve zayıflıktan dolayı sütü de kesilmişti. Şimdi Ayşe'nin beslenmesi daha zor ve masraflıydı. Eşinin düzenli ir iş bulup çalışmasını,eviyle,çocuklarıyla ilgilenmesini o kadar çok istiyordu ki. İnsanlar istekleriyle,hayalleriyle yaşarlar.

Kış o yıl çok zor geçti onlar için. Yoksulluk bellerini öyle bir büktü ki,artık asla doğrulamayız,diyordu. Çünkü eşiyle ilgili ümitleri de yok olmuştu. Uzun bir hastalık döneminden sonra vefat etmiş; yağmurlu bir günde kaldırılmıştı cenazesi. Ağlamıştı onun ardından,gözyaşları yağmur damlalarına karışmıştı. Çocuklarının babası,kendilerine hiç bir faydası olmasada evin reisi, dayaklarının izi hala bedeninde olsada hayat arkadaşı,kocası bırakıp gidiyordu onları. Ağlamıştı. Belki onu ayakta tutan hayallerinin de yağmurla birlikte akıp gittiğini düşünerek.

Bir seferinde yağmur öyle şiddetli yağmıştı ki bodrum katında olan evlerine su basmış bir-kaç parçadan oluşan eşyaları da kullanılamaz hale gelmişlerdi. Yatak ve yorgan temin edinceye kadar kaç gece iki minder üzerinde yatmışlardı.Yine başka bir günellerine geçen bir miktar parayla kömür almışlardı da içeriye alıncaya kadar ıslanan kömürleri kurutup yakmak çileye dönüşmüştü. Dedim ya yağmur onların üzerine adeta felaket yağdırıyordu. Keşke hayatlarında güneşli günler yağmurlu günlerden çok olsaydı.

Şu anki durumunu düşündü.Güneşli günleri umut edebilirmiydi acaba?

Yazı geçirmişlerdi işte bir şekilde. Pazar artıklarını toplayarak,konu komşunun eline bakarak. Arada halı yıkamaya ya da seralara gidip üç beş kurulş kazanmıştı. Karamsarlığa kapılmaması için hiçbir sebep yoktu. Üstelik ramazan ayı çok yaklaşmıştı. Herkez ellerinde sıcacık pidelerle evlerindeki birbirinden lezzetli yemeklere koşarken o iftarın,sahurunu nasıl yapacak,çocuklarını nasıl avutacaktı.

Yağmur iyice ıslatmaya başlamıştı. Ben eve doğru yol aldım. Sıcacık evime gidecek,elbiselerimi değiştirecek,mutfakta hazır olan yemeğimi iştahla yiyecektim. Burnumda yağmurdan kalan toprak kokusu,bedenimde serinliğin dinginliğiyle mutluluğumu biraz daha pekiştirecek, yağmurlu havaları biraz daha sevecektim.

O,kahrediyordu yağmura,hayata,ou böyle çaresiz bırakanlara. Çocuklarını düşündü. Bir umudu olduğunu hatırladı sonra. Deniz Feneri'ne başvurmuş,durumunu anlatmıştı, Oradan gelecek haberi bekliyordu. Hızlı adımlarla evine geldi. Kapının önünde gıda kolileri ve bir et paketi duruyordu. Yardımları getirenler gittiler getirdiklerini teslim ederek.

Ellerini açtı gökyüzüne. Avuçlarına yağmur damlaları doldu. Yüzüne sürdü kadın onları. Allah razı olsun dedi. İçini bir serinlik ve ferahlık kapladı. Bu yağmurla birlikte gelen bir bereketti. Bu Ramazanla glen bir bereketti.

Ramazan ayını zaten seviyordu,yağmuru da sevebileceğini düşündü evine girerken...

DENİZ FENERİ YARDIMLAŞMA VE DAYANIŞMA DERNEĞİ ANKARA ŞUBESİ BÜLTENİ EKİM/2005


__________________
سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم

BİZDEN ÖNCEKİ BÜTÜN GÜNEŞLER DOĞDU,BATTI;BİZİM GÜNEŞİMİZ BATMAYACAK..!
SoorE Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
 

Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2 Şuan Saat 04:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2018, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 PL2
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386