Doruksat Uyduforum width=  

Geri Git   Doruksat Uyduforum >
--=DİNİ VE SOSYAL HAYAT - MUHABBET - İŞ HAYATI=--
> Muhabbet Harici Ciddi Düzeyli Konular > Güncel Olaylar
Albümler Kayıt SSS Üye Listesi Ajanda Konuları Okundu İşaretle

PROGRAM ARŞİVİ BÖLÜMÜMÜZDE YAYINLANAN PROGRAMLARIN TÜMÜ TANITIM AMAÇLI OLUP FREEWARE YADA PROGRAM SAHİPLERİNİN İNTERNET ÜZERİNDEN YAYINLADIĞI DEMOLARIDIR. BU NEDENLE FORUMUMUZDA SERİAL CRACK VS YASAKTIR. FULL KULLANMAK İSTİYORSANIZ LÜTFEN SATIN ALINIZ !!!

ÖNEMLİ = TÜRKİYE DE BULUNAN ŞİFRELİ DİGİTAL YAYINLARIN İLLEGAL İZLENMESİNE YÖNELİK MESAJ YAZMAK DOSYA YAYINLAMAK VEYA ŞİFRE VERMEK YASAKTIR. AKSİNİ YAPAN ÜYELERİMİZ UYARILACAK VE MESAJI SİLİNECEKTİR !!!



Yanıtla
LinkBack Konu Araçları Mod Seç
Okunmamış 11-10-2006, 00:47   #1 (permalink)
Üye
 
kutludağ kullanıcısının avatarı
Giriş: 31 Aug 2006
Konum: Gönen/Balıkesir
Yaş: 62
Mesaj: 73
Hos bulduk Abdul...

Sayın Murat Yetkin'in 8 Eylül 2006 tarihinde
Radikal Gazetesinde yayınlanan yazısı:

"Hoş bulduk Abdullah",


Beni geçmiş yıllara götürdü. "Abdul" la
tanıştırıldığım yıllara...

Murat Yetkin sözkonusu yazısında Alman Dışişleri
Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in 7 Eylül 2006
tarihinde Çırağan Sarayı'nda Dışişleri Bakanı
Abdullah Gül ile konuşmasını söz konusu ediyor.
Anlaşıldığı kadarı ile Frank-Walter Steinmeier,
Sayın Abdullah Gül'ün sıcak hoşgeldin konuşmasına
"Hoşbulduk Abdul" diye yanıt vermiş. Yazıda
belirtildiğine göre isim, bu kısaltılmış hali ile
dinleyiciler arasında bulunan Sayın Mehmet Ali
Birand ve Sayın Yetkin'in kulaklarına hiç de itici
gelmemiş. Sayın Yetkin bu ince hareketi (!) Türk
ve Alman Dışişleri Bakanlarının arasından su
sızmadığının bir göstergesi olarak algılamış ve
bunu da Türk halkına aktarma ihtiyacı duymuş.

İyi de etmiş! Aksi taktirde, Türk halkı olarak
Batının bizlere ne yüce duygular beslediğini
öğrenmekten mahrum kalacaktık!

Peki, ülkemin önde gelen köşe yazarları ve bu"ince
davranışa" söz konusu olan Bakanımız "Abdul" adını
bu denli kabullenmişken bana ne oluyor da
huzursuzluk duyuyorum bundan?

***
Yıl 1993, Batı Avustralyada Curtin University of
Technology'de, ırkçılık nedeni ile her anında ayrı
bir savaş verdiğim Doktora çalışmamın üçüncü
yılındayım. Tez danışmanım, benim bu zorlu savaşım
sırasında danışmanlık görevini "keyfi" bir nedenle
bırakıyor. Tüm çabalarıma karşın okulun bu keyfi
davranışı engellemesini sağlayamıyorum. Hayatım bu
yeni gelişme ile daha da çekilmez bir duruma
geliyor. Bir gün okulda çalışırken tanımadığım
bir bayan yanıma yaklaşıyor;

"Merhaba, ben senin yeni tez danışmanınım".
Şaşırıyorum...

"Adım I.A. Sen de Berrin olmalısın"

"Evet"

"Bundan sonra birlikte çalışacağız. Sahi, hangi
ülkedendin?"

"Türk'üm"

"Haaaa, "Abdul" yani!"

"Anlamadım! "Abdul" de kim?"

"Biz size "Abdul" deriz de!"

"Siz kimsiniz?"

"Batılılar"

"Peki "biz" kimiz?"

"Müslüman Türkler"

Elimde tuttuğum kalın İstatistik kitabını masanın
üzerine fırlatıyorum. Kitap masanın üzerinde hızla
kayarak büyük bir gürültü ile duvara çarpıp duruyor.
***
"Göstereceğim sana Türk'ün kim olduğunu!"
***
Yeni tez danışmanım yanımdan ayrılır ayrılmaz o
günkü çalışmamı yarıda bırakıp okuldan çıkıyorum.
Akşam geç vakte kadar şehirdeki kütüphaneleri
dolaşıyorum. "Abdul" ün neyi temsil ettiğini
öğrenmem gerekiyor. Hissediyorum "iyi" biri değil.
Ama kim? Nasıl bir kimliği var bu "Abdul" ün? Ya
da "Batı" nın gözü ile nasıl görünüyoruz?
Öğrenmek zorundayım...

Takip eden günlerdeki aramalarım da sonuç vermiyor.
Çok üzülüyorum. O hafta sonu büyük bir can
sıkıntısı ile şehirde dolaşırken ikinci el kitap
satan bir dükkanda buluyorum kendimi. Kitaplar
arasında yorgun dolaşırken gözüme birden bir kitap
ilişiyor, GALLIPOLI. Yazarı, Alan Moorehead.
Kalbim yerinden fırlıyor. Ya "Abdul"e rastlarsam.
Sayfalara hızla göz atıyorum. Evet, işte orada...
Abdul... Batının gözündeki bizler yani...
Gördüğüm resim beni çok üzüyor... Ama şaşırmıyorum...


***

Kitapta, Türklerin tanımı şöyle yapılıyor;
Türklerin canavarca ve insani olmayan bir yanları vardır,
zalim ve kötülük saçan aşırı tutucu insanlardır, her
türlü kötülüğü ve vahşiliği yapma eğilimleri ve
güçleri vardır (Sayfa 149, Paragraf 2).

Kitapta tanımı verilmeyen ve "Abdul" resmine de
yansıtılamayan daha neler var? Öğrenmeliyim...
Daha sonra çok samimi olduğum bazı Avustralyalı
arkadaşlarıma soruyorum "Abdul"ü. Utana-sıkıla,
"aptal, uyuşuk, bir işe yaramaz, tembel, güvenilmez
ve çok pis" sıfatlarını sıralıyorlar Türkleri
temsil ettiği iddia edilen "tip" ile ilgili olarak.

***

Günü geldiğinde tez danışmanıma tükürdüğünü
yalattırıyorum...Aynen Atalarımın bir zamanlar
"Batı"lı işgalcilere yaptığı gibi... O artık
gayet iyi biliyor "Türk'ün kim olduğunu... Bana çok
çektiren okulumun yönetimindeki ırkçılar da...

Ama görüyorum ki siyasetçilerimiz "Türk" ün kim
olduğunu hala öğretememişler Batılı meslektaşlarına!

***

Alman Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier'in
bu kısaltmayı yaparken kötü bir amacı varmıydı?


Bunun tartışılması gereksizdir. Çünkü Türklere "Abdul"
tiplemesi ile yakıştırılan kişilik özellikleri,
Hristiyan Batının beynine yüzyıllardır kazılmıştır
ve hala kazılmaktadır. Alman Dışişleri Bakanının
dünya görüşü de, o kültürde yetişmiş bir kişi
olarak bu öğreti ile şekillenmiştir. O nedenle Bakanın
bunu bilmediğini düşünmek en iyimser deyiş ile
"saflık" olacaktır. Konuk Bakanın, Diplomatik
kimliği ile de böyle bir hata yapma olasılığı
yoktur. Çünkü, işlerin ciddiye alındığı Almanya
gibi ülkelerde, Diplomasi de son derece ciddi bir iştir.

Bizim Bakanımıza gelince...
Gönül isterdi ki kendilerini "Osmanlı dönemi"nin
tek varisleri imiş gibi görenler, hiç olmazsa "Osmanlı
Tarihi"ni bilsinler... Ülkemizin, özellikle de,
içinde bulunduğu koşullarda hiçbirimizin "cahil"
olma lüksü yok!

Avrupa Birliğine girebilme çabalarımız da bu
cehaletimizin bir uzantısı olmasın?

Dr Berrin Köse


kutludağ Çevrimdışı   Alıntı Yaparak Cevapla
Sponsored Links
 

Yanıtla


Şu an bu konuyu görüntüleyen kullanıcı sayısı: 1 (0 üye ve 1 misafir)
 
Konu Araçları
Mod Seç

Gönderme Kuralları
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
SimgelerAçık
[IMG] kodu Açık
HTML kodu Kapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık


Forum saati Türkiye saatine göredir. GMT +2 Şuan Saat 02:16.


Powered by vBulletin® Version 3.7.4
Copyright ©2000 - 2017, Jelsoft Enterprises Ltd.
SEO by vBSEO 3.5.2 PL2
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16 17 18 19 20 21 22 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 42 43 44 45 46 47 48 49 50 51 52 53 54 55 56 57 58 59 60 61 62 63 64 65 66 67 68 69 70 71 72 73 74 75 76 77 78 79 80 81 82 83 84 85 86 87 88 89 90 91 92 93 94 95 96 97 98 99 100 101 102 103 104 105 106 107 108 109 110 111 112 113 114 115 116 117 118 119 120 121 122 123 124 125 126 127 128 129 130 131 132 133 134 135 136 137 138 139 140 141 142 143 144 145 146 147 148 149 150 151 152 153 154 155 156 157 158 159 160 161 162 163 164 165 166 167 168 169 170 171 172 173 174 175 176 177 178 179 180 181 182 183 184 185 186 187 188 189 190 191 192 193 194 195 196 197 198 199 200 201 202 203 204 205 206 207 208 209 210 211 212 213 214 215 216 217 218 219 220 221 222 223 224 225 226 227 228 229 230 231 232 233 234 235 236 237 238 239 240 241 242 243 244 245 246 247 248 249 250 251 252 253 254 255 256 257 258 259 260 261 262 263 264 265 266 267 268 269 270 271 272 273 274 275 276 277 278 279 280 281 282 283 284 285 286 287 288 289 290 291 292 293 294 295 296 297 298 299 300 301 302 303 304 305 306 307 308 309 310 311 312 313 314 315 316 317 318 319 320 321 322 323 324 325 326 327 328 329 330 331 332 333 334 335 336 337 338 339 340 341 342 343 344 345 346 347 348 349 350 351 352 353 354 355 356 357 358 359 360 361 362 363 364 365 366 367 368 369 370 371 372 373 374 375 376 377 378 379 380 381 382 383 384 385 386